BURADASINIZ : İstanbul Avukat > Boşanma Davası Yargıtay Kararları > Boşanmada İhtar Affetme

 ÖZET: Boşanma nedeni olarak gösterilen olaylardan sonra ihtar çeken taraf, ihtardan önceki olayları affetmiş veya hoşgörü ile karşılamış sayılacak ve bu noktada söz konusu olaylardan dolayı karşı tarafın kusurundan söz edilemeyecektir.

 

Toplanan delillerden; 15.09.2008 tarihinde eşine eve dönmesi için ihtar çeken davalı-davacı koca, eşinden kaynaklanan önceki olayları affetmiş sayılır. Boşanmaya neden olan olaylarda, eşine şiddet uygulayıp hakaret eden davalı-davacı koca tamamen kusurludur.

Türk Medeni Kanunu`nun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.

Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi

desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md.4, BK. md.42 ve 44) dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

Türk Medeni Kanunu`nun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür.

Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği

anlaşılmaktadır.

O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK.md.4, BK. md. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına

uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.” Gerekçesiyle hükmün yukarıda 2. maddenin (b) ve (c) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA; Bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 2. maddenin (a) bendinde gösterilen nedenlerle ONANMASINA, Davalı-davacı kocanın boşanmaya ilişkin temyizinin yukarıda 1.bentte gösterilen nedenle REDDİNE karar verilerek dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

Asıl dava boşanma, nafaka, maddi ve manevi tazminat istemlerine, karşı dava ise boşanma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı-karşı davalı vekili, davalı kocanın kıskançlığından kaynaklanan

hakaretleri ve fiili şiddet uygulaması nedeniyle davacı kadının evden ayrılmak zorunda kaldığını beyanla tarafların boşanmalarına, yoksulluk nafakasına ve maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı-karşı davacı vekili, tarafların evliliğinde sorunlar olduğunu, kadının hasta ve ameliyatlı kocasına fiziksel şiddet uyguladığını, evlilik birliğinin gereklerini yerine getirmediğini, koca tarafından ihtar gönderilmiş ise de asılsız suçlamalar karşısında evlilik birliğinin devamına imkân kalmadığını belirterek tarafların boşanmaları ile darp edilmesi nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Yerel mahkemece, “evliliğin devamında toplumsal açıdan yarar kalmadığı,ihtar göndermekle davalı-karşı davacı koca önceki olayları affetmiş sayıldığından karşı davanın reddine karar verildiği, taraflar karşılıklı şiddet uygulamakla eşit derecede kusurlu olduklarından her iki tarafın tazminat taleplerinin reddine karar verildiği” gerekçesiyle tarafların boşanmalarına, kadın yararına nafaka takdirine ancak karşı dava ile tarafların karşılıklı tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Her iki taraf vekilinin temyizi üzerine karar; Özel Dairece yukarıda bozma ilamının 2/b-c bentlerinde açıklanan gerekçelerle kısmen bozulmuş, Yerel mahkemece önceki gerekçe tekrarlanmak suretiyle ilk kararda direnilmiştir.

Direnme kararı davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmektedir. Öğreti ve uygulamada; evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davasına konu olayların affını içerecek şekilde ihtarname çekilmesi af niteliğinde davranış olarak kabul edilmektedir. Davanın tarafı boşanmaya neden olarak gösterilen olaylardan sonra ihtarname çekmiş ise ihtar isteği, isteği gönderen taraf yönünden önceki

olayların affedildiğini, en azından hoşgörü ile karşılandığını gösterir.Dolayısıyla ihtardan önceki olaylara dayanılarak evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı öne sürülemez ve boşanma talebinde bulunulamaz.

Öte yandan ihtardan hemen sonra, ihtar çeken tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle ihtardan önceki nedenlere dayanılarak boşanma davası açılması dürüstlük kuralları ile de bağdaşmaz.

( Y.HGK. E:2011/2-239 K:2011/344 T:25.05.2011 )