BURADASINIZ : İstanbul Avukat > Boşanma Davası Yargıtay Kararları > Boşanma Kadının Soyadı

 Kadının Soyadı - Kapalı Kaydın Açılması

ÖZET : Yeni bir sebep ortaya çıkarsa kapalı nüfus kaydı da açılabilir ve değişiklik işlenir.

 

Y.H.G.K. E. 2011 / 18 - 784 K. 2012 / 288 T. 11.04.2012

 

Taraflar arasındaki  “Soyadı Tashihi”  davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 11. Hukuk Mahkemesi`nce davanın kabulüne dair verilen 08.07.2010 gün ve 2010/223 E. 2010/308 K. Sayılı kararın incelenmesi davalı İdare Temsilcisi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi`nin 20.01.2011 gün ve 2010/13944 E.2011/316 K. Sayılı ilamı ile; (“…Davacı vekili, dava dilekçesinde evli olup eşinin Güner soyadını kullanmakta olan davacının bekârlık hanesindeki “Aşgın” olan soyadının “Aşkın” olarak değiştirilmesini istemiştir. Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden, davacının babası Aşgın hanesinde kayıtlı iken 19.01.1973 tarihinde evlenerek haneden ayrılması üzerine Aşgın soyadı ile kayıtlı olduğu nüfus kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası`nın 14. maddesi; “Nüfus kaydının kapatılması; ölüm, gaiplik, Türk vatandaşlığının kaybı, evlenme, boşanma, evlat edinilme, soy bağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir.” Kaydın kapatılmasına ilişkin sebep ortadan kalktığında veya kaydın yeniden açılmasını gerektirecek yeni bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır. Kaydın açılmasından sonra kişisel durumda meydana gelmiş olan olaylar kişinin kaydına işlenir.” Hükmündedir. Yasada yer alan bu hüküm ilgilinin açık kaydında zaman içerisinde yapılmış olan değişikliklerin kapalı kaydın açılmasından sonra bu kayda işlenmesi ile ilgilidir. Yasanın bu hükmünü yanlış yorumlayarak kapalı kayıttaki bilgileri değiştirerek mahiyette değişiklik yapılması mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece evlenmesi nedeni ile nüfus kaydının halen kapalı olduğu dikkate alınarak bekârlık hanesindeki soyadının değiştirilmesine ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…”) Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

 

TEMYİZ EDEN: Davalı İdare Temsilcisi HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, nüfus kaydındaki kızlık soyadının tashihi isteğine ilişkindir. Davacı vekili, davacının evlenmeden önceki kızlık soyadının “Aşkın” olmasına rağmen, nüfus kaydında “Aşkın” olarak yazıldığını, bu durumun hayatında karışıklığa yol açtığını ileri sürerek, kızlık soyadının “Aşkın” olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı Nüfus İdaresi, evlenme ile kızlık nüfus kaydının kapatıldığını, kapalı kayıtta düzeltme yapılamayacağını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Yerel Mahkemece, davacının sunduğu belgeler ve uluslararası sözleşmeler göz önünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı İdare temsilcisinin temyizi üzerine Özel Dairece metni yukarıya başlık bölümüne aynen alınan gerekçelerle karar bozulmuş, Yerel Mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararı davalı İdare temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu`nun 14. maddesinde yer alan; “Nüfus kaydının kapatılması, ölüm, gaiplik, Türk vatandaşlığının kaybı, evlenme, boşanma, evlat edinilme, soy bağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir.” Hükmü ile evlenme ile nüfus kaydının kapatılacağı belirtilmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında da: “Kaydın kapatılmasına ilişkin sebep ortadan kalktığında veya kaydın yeniden açılmasını gerektirecek yeni bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır. Kaydın açılmasından sonra kişisel durumda meydana gelmiş olan olaylar kişinin kaydına işlenir.” Şeklindeki düzenleme ile de kapalı olan kaydın açılacağı haller düzenlenmiştir. Nüfus Hizmetleri Yönetmeliği`nin 20. maddesi de benzer düzenlemeyi öngörmektedir. Hukuk Genel Kurulu`ndaki görüşmeler sırasında bu hükümler de gözetilerek, mahkeme kararının, 14. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan kaydın yeniden açılmasını gerektiren yeni bir sebep olarak kabul edilip edilemeyeceği hususu öncelikle tartışılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu`nun 187. maddesi; “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır, ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir…” Hükmünü içermektedir. Bu hükümde de belirtildiği gibi evli olan kadın isterse kocasının soyadı yanında kızlık soyadını kullanabilir. Kadının kızlık soyadını isteği halinde her an kullanması söz konusu olabileceğine göre, bekârlık hanesindeki kayıtta yapılan hataların düzeltilmesi de mümkün olmalıdır. Öte yandan, kayda göre nüfusa tescil tarihi olmayan ve 05.04.1946 doğum tarihli davacının dosyaya sunduğu eski tarihli nüfus hüviyet cüzdanında, 1965 tarihli lise diplomasında, 1977 tarihli tapu senedinde ve lisans diplomasında soyadının “Aşkın” olduğu, davacının anılan soyadını kullandığı görülmektedir. Davacının gerektiğinde kullanabileceği lisans diploması, lise diploması gibi belgelerle nüfus kaydındaki soyadının farklı oluşunun dahi, yaşantısında karışıklığa neden olacağı açıktır. Her ne kadar, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanun`nun 14. maddesinin 1. fıkrası kapalı olan kayıtta düzeltme yapılamayacağını düzenlemişse de 2. fıkrasında yeni bir sebep ortaya çıktığında kapalı kaydın yeniden açılacağı ve kişisel durumda meydana gelen değişikliklerin kişinin kaydına işleneceği belirtildiğine göre, dosyada bulunan ve mahkemece değerlendirilen delillerin yasanın belirttiği anlardan haklı nedenler oluşturduğu Hukuk Genel Kurulunca da benimsenmiştir. Öyleyse, davacı yönünden 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu`nun 14/2. maddesi uyarınca kapalı olan kızlık nüfus kaydının açılması ve isteği doğrultusunda soyadının “Aşkın” olarak düzeltilmesi için yeni bir sebebin var olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

 

SONUÇ Davalı İdare temsilcisinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 11.04.2012 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.