BURADASINIZ : İstanbul Avukat > Diğer Yargıtay Kararları > Avukatlık Kimliği Resmi Belge

Avukat Kanunu 9. madesi gereğince; avukatlık kimlikleri “Resmi Kimlik” niteliğinde düzenlendiği anlaşılmakla; tüm resmi ve özel kuruluşları bağlamaktadır. 
 
YARGITAY
3. Hukuk Dairesi
Esas : 2010/18472
Karar : 2010/21065
 
 
Özet: Avukat Kanunu 9. madesi gereğince; avukatlık kimlikleri “Resmi Kimlik” niteliğinde düzenlendiği anlaşılmakla; tüm resmi ve özel kuruluşları bağlamaktadır. Yönetmelikler hiçbir zaman yasaya aykırı olarak yorumlanamaz. 4208 sayılı Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine dair Yönetmeliğin 6. maddesinde, avukatlık Yasası gereğince tanzim edilen kimliğin sayılmaması bu kimliğin hukuki geçerliliğine etki etmez. Yasalar normlar hiyerarşisinde, üst norm niteliğinde olup yönetmelikten önce uygulanması gerekir.
İstem:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kurum nezdinde 162 90 32 numaralı posta çeki hesabı bulunduğunu davacının bu
posta çeki hesabında bulunan 1,606,00 TLnin kendisine ödenmesi için davalı PTT müdürlüğünce kendisine özel olarak verilen ve tüm kimlik bilgileri ve resmi havi PTT Garanti kartı ile avukatlık kimliği ile 18.9.2009 İstanbul Adliye Sarayı PTT merkezi müdürlüğüne müracaat etiğini, takibe ve davaya konu hesaptaki paranın müvekkilinin ibraz ettiği kimliğin avukatlık kimliği olmaması nedeniyle geçerli kabul edilmediğini paranın kendisine ödenmediğini, müvekkilinin İstanbul 6. icra Müdürlüğünün 2009/34005 esas sayılı dosyası ile icra takibine gittiğini, icra takibinin durdurulduğunu takibin devamı ve alacağın tahsili için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 9. Maddesi gereği yasa ile müvekkiline verilen resmi kimlik olarak belirlenen bir belgenin davalı kurum nezdinde geçersiz kabul edilmesine anlam veremediklerini, haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine, takibe konu alacağa takip tarihinden itibaren yürürlükte olan ticari faiz işletilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
 
Yanıt:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili kuruluş nezdinde 162 90 32 numaralı posta çeki hesabında bulunan 1.606 TL nin kendisine ödenmesi için PTT Müdürlüğüne PTT Garanti kartı ile 1136 sayılı Avukatlık Yasası gereğince kendisine verilen avukatlık kimliği ile 28.9.2009 günü İstanbul Adliye Sarayı PTT Merkez Müdürlüğüne
müracaat ettiğini, 9.1.2008 tarih ve 26751 sayılı Resmi gazetede yayımlanan suç gelirlerinin aklanmasının ve terör finansmanının önlenmesine dair tedbirler hakkında yönetmeliği kuruluşlarına getirdi ği yükümlülüklerin yerine getirilmesinin sağlanması amacıyla yapılan 28.3.2008 tarih ve B. 11.2 PTT 0.07.00.01-201-880 sayılı tebliğle de
yönetmeliğin 6. maddesine göre resmi kimlik belgesi olarak TC nüfus cüzdanı TC sürücü belgesi veya pasaport kabul edileceği teşkilata duyurulduğunu, söz konusu müracaatın bu nedenle red edildiğini, bu durum üzerine davacının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/34005 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde kimlik tespiti zorunluğun 2.000.00.-TL ve üzeri işlemler için öngörüldüğü iddiasının yersiz olduğunu haksız ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
 
Deliller ve Gerekçe:
 
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesini gösterdikleri tüm deliller celple incelenmiş, icra dosyası getirtilmiştir.
Mahkememizde açılan işbu dava İİK’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası olup, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldı dosya kapsamına göre sabittir. Mahkememiz tarafından celple incelenen İstanbul 6. İcra Müdürlü-
ğünün 2009/34005 esas yalılı icra dosyasının incelenmesinden davacı tarafından davalı Genel Müdürlük aleyhine 1.606.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız taliplerine ilişkin icra takibi yolu ile takibe geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borca ve ferilerine, “davacının 18.9.2009 günü itabari ile hesabında 1.606.TL para çekmek
için PTT garanti kartı ve avukatlık kimlik belgesi ile çekme talebinde bulunduğunu, İstanbul Adliye Sarayı PTT Merkez Şubesinin suç gelirlerinin aktarılmasının ve terörün finansmanının önlenmesine dair yönetmeliğin 6/2 a bendi gereğince, Türk uyrukluları için TC nüfus cüzdanı, TC sürücü belgesi veya pasaportun kimlik tespitinde kullanılacağının belirtilmekte olduğunu, davacının bu belgeleri sunmaksızın avukatlık kimlik belgesi ve PTT garanti kartı sunmak sureti ile PTT’de bulunan paranın tahsilini talep ettiği oysa bunun mümkün olmadığını” belirterek borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
 
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafından icra takibine konu edilen alacak, davacı avukatın, avukatlık kimliği ile davalı PTT’den talep ettiği PTT şubesindeki posta çeki hesabında bulunan paranın davalı tarafından ödenmemesi nedeni ile, yapılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Davacının icra takibine konu ettiği alacağın varlık ve miktarı tartışma konusu değildir. Davamızda tartışma konusunda olan husus davacı avukata avukatlık kimlik belgesine dayanarak yapılan ödeme talebinin, davalı tarafından red edilmesinin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
 
Davalı PTT Genel Müdürlüğünü temsilen İstanbul Adliye Sarayı PTT Şube müdürlüğü tarafından, 9.1.2008 gün ve 26751 sayılı R.G.’de yayınlanan “suç giderlerinin aklanmasının ve terörün finanslanının önlenmesine dair tedbirler hakkındaki yönetmeliğin 6. maddesi gereğince sunulması gereken geçerli kimlik belgesinin sunulmadığı gerekçesi ile red edilmiştir. Mahkememizdeki belge ve bilgğiler ile yasal mevzuatın incelenmesinden, 1036 Avukatlık Kanununun 9. Maddesi gereğince; avukatlık kimlikleri “Resmi Kimlik” niteliğinde düzenlen  diği anlaşılmakla tüm resmi ve özel kuruluşları bağlamaktadır. Yönetmelikler hiçbir zaman yasaya aykırı olarak yorumlanamaz. 4208 sayı-
lı kara paranın aklanmasının önlenmesine dair yönetmeliğin 6. maddesinde, Avukatlık Yasası gereğince tanzim edilen kimliğin sayılmaması
bu kimliğin hukuki geçerliliğine etki etmez. Yasalar, normlar hiyerar-
şisinde üst norm niteliğinde olup yönetmelikten önce uygulanması
gerekir. Bu nedenle davalı idarenin, icra takibine konu alacağı ödememesi haklı ve geçerli bir hukuki sebebe dayanmamaktadır. Kaldı ki
PTT Genel Müdürlüğü 3 Mart 2006 günlü ve 62ğğ2-01 sayılı Türkiye
Barolar Birliğine yazdığı yazıda “İş yerlerinde yapılan havale ödemelerinde, Barolar Birliğince verilen avukatlık kimliklerinin geçerli kimlik olarak kabul edilmekte olduğu” hususunun altı çizilmiş ve esasen
kimliğin geçerliliği kabul edilmiş bulunmamaktadır. Bu nedenlerle
davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi
gerektiği vicdani kanaatine varılmıştır. Ancak dava konusu uyuşmazlığın, geçerli bir kimlik belgesinin ibraz edilip edilmemesi sebebine
dayanması bu konuda Yargıtay ve Danıştay kararlarında uygulama birliğinin bulunmaması, yönetmelik hükümleri dikkate alınarak, idarenin
parayı ödememesinin Yönetmeliğe göre yapılan işlemden kaynaklanması dikkate alınarak, davalının kötü niyetle yaptığı bir itirazın bulunmadığı ve alacağın tahsili yargılamayı gerektiği mahkememizce benimsendiğinden davacının %40 icra inkar tazminatı talebinin redine karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.
 
Hüküm:
 
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davanın KABULÜ ile, davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/34005 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ ile; takibin, takip tarihinden itibaren talep konusu alacağı yıllık %19’u aşmamak üzere avans faizi yürütülmesi sureti ile DEVAMINA,
2. Dava konusu uyuşmazlığının, alacaklının geçerli kimlik belgesi ibraz etmemesi sebebine dayanması bu konuda Yargıtay kararlarında dahi farklılıklar bulunması karşısında, talebin yargılamayı gerektirdiğinin tespiti ile advacının icra inkar tazminatı taleplerinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3. Alınması gereken 95.40 TL harçdan peşin alınan 15.60 TLnin mahsubu ile eksik kalan 79.80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazirene irat KAYDINA,
4. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi As. Av. Üc. Tar. Hükümleri gereğince; taktiren 500.-TL ücreti vekaletin dava lıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5. Davacının yaptığı ilk masraf 35.40 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
 
Dair Taraf vekillerinin yüzlerine karşı ilgili Yargıtay dairesinde kararların taraflara tebliğinden itibaren 8 günlük süre içersinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27.04.2010