BURADASINIZ : İstanbul Avukat > Trafik Kazası Tazminat Sigorta > Trafik Kazası Sigorta İbraname

 
TRAFİK KAZASI NEDENİYLE İBRANAMENİN GEÇERLİLİĞİ SORUNU

 

KTK m.111 f.1’ e göre motorlu araç işletenin ve bağlı bulunduğu teşebbüs sahibinin Karayolları Trafik Kanunu m.85 f.1 bağlamında doğan tehlike sorumluluğunu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Hâkim, geçersizliği, görevi gereği kendiliğinden göz önünde bulundurmalıdır.

 

Maddenin bu fıkrasında trafik kazası meydana gelmeden önce yapılmış ( örneğin otobüs firmalarının biletlerine düştükleri bu şekildeki notlar ), sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar düzenlenmiştir. Kazdan sonra ibraname geçerlidir ancak ikinci fıkrada da tazminat miktarına göre geçersizliğin söz konusu olabileceği düzenlenmiştir. Bu hükme göre, “ Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. ”

 

Zarar gören; bilgi yetersizliği, yargılama giderleriyle bütçesini sarsmamak, için sorumlu kişi veya sigortacı ile açıkça yetersiz bir miktar tazminat üzerinden anlaşma veya uzlaşma yapabilir. Tersine sorumlu kişi, olayın korku ve heyecanıyla, zarar görenle açıkça fahiş miktarda tazminat ödenmesi hususunda anlaşma veya uzlaşma yapabilir. Bu kimseler, tazminat miktarı açıkça yetersiz veya fahiş olan anlaşma veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıllık süre zarfında iptali yoluna gidebilir. Buradaki 2 yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğindedir. KTK m.111 f.2 ’de öngörülen hakkın kullanılabilmesi için dava açma zorunluluğu bulunmamaktadır. Anlaşma veya uzlaşmanın yetersiz veya fahiş olduğu davada def’i olarak ileri sürülebileceği gibi, anlaşma veya uzlaşmanın iptaline yönelik 2 yıllık süre zarfında tek taraflı ulaşması gerekli irade açıklaması da yeterlidir.

 

Kusur sorumluları (sürücü, bisikletli) veya diğer kusursuz sorumlularla (hayvan idare eden, bina ve inşa eseri sahibi) yapılan anlaşmalar, KTK m.111 f.2’nin uygulama alanı dışındadır.

 

Tazminat miktarının, yetersiz veya fahiş olup olmadığını yani ödenmesi gereken tazminat miktarıyla uzlaşılan miktar arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını hâkim belirler. Burada gabinin, sübjektif unsurlarının ( müzayaka, saflık veya tecrübesizlik ) varlığı aranmaz, objektif unsur olarak açık oransızlığın bulunması yeterlidir.