BURADASINIZ : İstanbul Avukat > Diğer Yargıtay Kararları > Karşılıksız Çekte Banka

KARŞILIKSIZ ÇEKTE BANKANIN SORUMLULUĞU ( Çeklerin Keşidecisinin İflasın Ertelenmesi Talebi ile Tedbir Kararı Aldığı - Tedbir Kararı Olsa Bile Bankanın Sorumluluğunu Yerine Getireceği )  

T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 2011/11351

K. 2011/10999

T. 27.9.2011
 

• KARŞILIKSIZ ÇEKTE BANKANIN SORUMLULUĞU ( Çeklerin Keşidecisinin İflasın Ertelenmesi Talebi ile Tedbir Kararı Aldığı - Tedbir Kararı Olsa Bile Bankanın Sorumluluğunu Yerine Getireceği )

• ÇEK KEŞİDECİSİNİN İFLAS ERTELEME TALEBİ İLE TEDBİR KARARI ALMASI ( Karşılıksız Çekte Bankanın Sorumlu Olduğu Miktarın Talep Edildiği - Tedbir Kararının Bankanın Sorumluluğunu Kaldırmayacağı )

• YETKİLİ MAHKEME ( Karşılıksız Çekte Bankanın Sorumlu Olduğu Miktarın Tahsili Talebi - Davacının İkametgahı Yer Mahkemesinin de Yetkili Olacağı )

• ÇEKİN İBRAZI ANINDA TALEPTE BULUNULMAMIŞ OLMASI ( Karşılıksız Çekte Bankanın Sorumlu Olduğu Miktarın Tahsili Talebi/İbraz Anında Talepte Bulunulmamasının Feragat veya Sonradan İstenemeyeceği Sonucunu Doğurmayacağı - Bankanın Sorumlu Olacağı )

3167-1/m. 10      818/m. 73     1086/m. 10

 

 

ÖZET : Davacı vekili, dava dışı firma tarafından keşide edilen çeklerin karşılıksız olduğu gerekçesiyle davalının sorumlu olduğu miktarın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Gayri nakdi kredi sözleşmesi uyarınca hamil ile muhatap arasındaki bu davada davacının ikametgahı yer mahkemesinin de yetkili bulunduğu, çeklerin süresinde ibraz edilerek karşılıksız kaşesi vurulduğu, çeklerin keşidecisinin iflasın ertelenmesi talebi ile dava açtığı, tedbir kararı olsa bile karşılıksız kalan çeklerden dolayı davalının yasal sorumluluğunu yerine getirmesinin zorunlu olduğu, ibraz anında talepte bulunulmamış olmasının feragat veya sonradan istenemeyeceği sonucunu doğurmayacağına karar verilerek davacının alacaklı bulunarak davanın kabulü hukuka uygundur.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada ( Kütahya İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi )`nce verilen 04.05.2010 tarih ve 2010/60-2010/116 sayılı kararın Yargıtay`ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, dava dışı firma tarafından keşide edilen ve davalının T... Şubesi`ne ait 23 adet çekin süresinde ödenmesi için K... Şubesi`ne ibraz edildiğini, talep edilmesine rağmen 3167 sayılı Kanun`un 10. maddesi hükmü uyarınca davalının sorumlu olduğu miktarın ödenmediğini, yasal sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek, her bir çek için 370 TL olmak üzere toplam 8.510 TL`nin ibraz tarihlerinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın T... Şubesi`ne karşı açılması gerektiğini, bu yer mahkemesinin yetkili olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, ibraz süresinde bir talep bulunmadığını, bu durumda davacının feragat etmiş sayılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 3167 sayılı Kanun`un 10. maddesi uyarınca karşılıksız kalan çekler için bankanın sorumlu olduğu miktarın tahsiline yönelik olduğu, gayri nakdi kredi sözleşmesi uyarınca hamil ile muhatap arasındaki bu davada BK`nın 73 ve HUMK`nın 10. maddeleri uyarınca davacının ikametgahı yer mahkemesinin de yetkili bulunduğu, yetki itirazının yersiz olduğu, çeklerin süresinde ibraz edilerek karşılıksız kaşesi vurulduğu, çeklerin keşidecisinin iflasın ertelenmesi talebi ile dava açtığı, verilen tedbir kararı ile keşide ettiği tüm çeklerle ilgili hiçbir işlem yapılmaması yönünde tedbir kararı verildiği, ancak tedbir kararının ibrazdan sonraki bir saatte davalıya ulaştığı, kaldı ki böyle bir kararın verilemeyeceği, tedbir kararı olsa bile karşılıksız kalan çeklerden dolayı davalının yasal sorumluluğunu yerine getirmesinin zorunlu olduğu, ibraz anında talepte bulunulmamış olmasının feragat veya sonradan istenemeyeceği sonucunu doğurmayacağı, davacının alacaklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.510.00 TL`nin ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ( ONANMASINA ), 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.