BURADASINIZ : İstanbul Avukat > Diğer Konular > Avukata İlginç Gelen Şeyler

 

AVUKATA İLGİNÇ GELENLER

 

Aşağıdaki yazı zamanla güncellenebilir.

Avukat değilseniz ya da başınıza gelmemişse anlayamayacağınız veya size saçma gelen diyaloglar olsa da aslında aşağıda belirttiğimiz durumlardan kimileri gerçekten de komik ve ilginçtir.

 

Ø      İki satır yazı yazdın dünya kadar para aldın.

Ø      Bu kitapların hepsini okudun mu?

Ø      Bu kitapları ezberliyorsunuz değil mi; çok zor iş yaa.

Ø      Bizim dayıoğlu da avukat. Adı …… tanır mısınız? ( Özellikle İstanbul’ da bir avukatın sizin tanıdığınız bir avukatı tanıyor olma ihtimali yok denecek kadar azdır. )

Ø      Ne avukatısınız? ( Türkiye’ de avukatların büyük bir kısmı her tür hukuki konuda dava almaktadır. Bunun muhtelif sebepleri vardır. Olsa olsa en fazla ceza / hukuk avukatı diye bir ayırım yapılabilir. Bazı avukatlar zaman içinde çok ceza davası almış ve başka davalara bakmamışsa kendisi için ceza avukatı demek doğru olabilir. Ancak meslek yasası gereği bir avukatın kendisini ceza ya da şu ya da bu avukatı diye tanımlaması yasal değildir. Daha çok hangi davalara bakıyorsunuz sorusu, daha doğru bir soru olacaktır. )

Ø      Size bir şey danışmak için telefon açmış “ çok bilen ” vatandaşın sorusunu sormadan önce, sizin bu şerefe layık olup olmadığınızı anlamak için sizi tabi tuttuğu sınav sorularından bazılarına dair bir diyalog:

-          Merhaba, numaranızı şuradan aldım. Ne avukatısınız.

-          Siz sorunuzu sorun, yardımcı olabileceğim bir durumsa cevaplayayım.

-          Ama benim davam ağır cezalık. ( Vatandaş davasının ceza davası olduğunu bilmekle kalmıyor ağır cezalık olduğunu bile biliyor. )

-          Siz sorunuzu sorun lütfen, bakalım cevaplayabilecek miyim?

-          Bana bir tebligat geldi de.

-          Üzerinde yazan mahkeme adını okuyun.

-          Asliye hukuk mahkemesi.

-          Davanız ağır ceza davası değil. Ceza davası da değil. Asliye hukuk mahkemesinde ceza davası olmaz. Problem nedir anlatır mısınız?

-          Peki siz asliye hukuk avukatı mısınız?

-          Beyefendi bu ahret sorularını sorana kadar derdinizi anlatsaydınız herhalde bir cevap vermiş olurdum şimdiye kadar.

Ø      Benim kızın ağzı çok iyi laf yapar. Edebiyatı da süperdir. Çok iyi avukat olur.

Ø      Alacağım var / boşanacağım, anayasanın hangi maddesine göre dava açmalıyım. ( Açacağınız davalar anayasada yer almaz. Anayasa, sanıldığının aksine hukuk uygulamasında ve avukatlıkta önemli bir mevzuat değildir. )

Ø      Avukatlıktan hukuktan anlarım. Ben de iktisat fakültesinde hukuk dersleri görmüştüm.

Ø      Avukatlıktan, hukuktan anlarım. Bankadan emekliyim, bankamızda hukuk servisi vardı.

Ø      İyi para varmış bu işte keşke işletme yazacağıma hukuk yazsaydım.

Ø      Ne çok avukat var.

Ø      Çok avukat var ama iyi olan sıyrılır kazanır. ( Kesinlikle doğru bir mantık değil. )

Ø      Bedavaya ya da ucuza getirilmek istenen bir işin / davanın görüşmesi öncesinde:

1 - “ Benim daha bir sürü hukuki sorunum var; çevrem de geniş size birsürü iş getireceğim. ” Buna verilebilecek nazik cevap: “ Getireceğiniz işlerden alabileceğimiz işler olursa, her işin ücretini o işi getirdiğinizde konuşur ve size kolaylık sağlarız. ”Biraz sinirlendiyseniz “ getireceğiniz her işi almak isteyeceğimizi mi sanıyorsunuz. … yıllık avukatım, daha çok iş getireceğim diyen ilk müvekkil olduğunuzu size düşündüren nedir. ”

 

2 – “ Ohoo bu iş çok kolay bir celsede biter nasılsa, biz zaten haklıyız. ” ( Bir celsede biten dava yoktur.  Her celse arası yaklaşık 3 aydır. )

 

Ø      Ama neden avukatlık ücretini karşı taraf ödemiyor ben zaten haklıyım. Buna verilebilecek cevap: Bu söylediğinizi borçlunuza / karşı tarafa söyleyin size hakkınızı veriyor mu bir deneyin. Haklı olmanız yetmediyse ve avukat tutmanız gerekiyorsa yine gelin.

Ø      Benden ücret almayacaksınız değil mi, karşı taraftan alacaksınız.

Ø      Duruşmaların filmlerdeki gibi olmadığını, Amerika’ daki gibi uzun konuşmalar yapılarak etkilenmesi gereken bir jürinin olmadığını, dava kazanmanın iyi ve kısa – öz dilekçelerden ve başka bazı hususlarda iyi olunmasından geçtiğini bilemeyen müvekkil: “ Avukatım duruşmalarda pek konuşmuyor. ”

Ø      Duruşma öncesi avukatım karşı tarafın avukata günaydın dedi, bu ne samimiyet, beni satıyor mu acaba.

Ø      Yazılan her satırın hâkim tarafından okunduğunu ya da ne kadar çok yazılırrsa o kadar iyi olacağını sanan müvekkil: “ Avukat bey diyeceklerimizi özet halinde 10 sayfa yazdım, mutlaka bunların hepsini dilekçenizde yazalım. ”

Ø      Duruşmada karşı tarafın şahidi ifade verirken müvekkil avukatına der ki: “ Avukat bey, bu şahit yalan söylüyor bir şeyler söyleyin. ”

Ø      Her olayın şahitle biteceğine ve ispatlanacağına inanan müvekkillerimiz: “ Avukat bey iki şahit gösterelim bu davayı kazanırız. ”

Ø      Ticari defterini düzgün tutmamış, alacağını evrağa bağlamamış temiz kalpli müvekkil: “ Nasıl olur avukat bey, onun bana borcu var ve bunu biliyor, şahidim de var. ” Verilebilecek cevap:  “ Yukarıda Allah var, öbür tarafta şahide bile ihtiyacınız olmaz ama burada şahitle bile olmuyor. ”

Ø      Hâkim bayan, kesin karımın lehine karar verecek.

Ø      Hâkim erkek, avukatım bayan olmamalı.

Ø      Bizim bir avukat vardı aynı davayı tek celsede bitirdi ama.

Ø      Eski avukatımız hiç masraf almıyordu.

Ø      Avukat dediğin kelli felli yaşlı olmalı.

Ø      Avukat dediğin genç, yeni kanunlara hâkim olmalı.

Ø      Avukatı devlet memuru, bürosunu da herkese her saat hizmet vermesi mecbur olan bir devlet dairesi sanan müvekkil ya da borçlu: “ Geçen aradım telefonunuz kapalıydı. ”

Ø      Bir avukat müvekkil ( kendisine hakaret edildiğinden şikâyetçi ) diyaloğu:

-          Görür o 100.000-TL lik tazminat davası açacağım ”

-          Alacağınız tazminat 1.000-TL civarı o da kesin değil, yapacağınız masraflara ve harcayacağınız süreye değmez ” dediğinizde, müvekkilinizin “ olsun yeter ki yanına kar O zaman 4.000-TL avukatlık ücretini ve masraf olarak da 1.000-TL yi bana gönderin.

-          Ama ben zaten haklıyım bir de para mı ödeyeceğim.

-          Hak sizin hakkınız, buyurun siz açın davanızı.

Çıkarılacak ders: Haklı olmanın yetmediğini ve haklı olmanın bir avukatın hakkınızı alması için bedava çalışmak zorunda olmadığını, astarı yüzünden pahalıya gelecek durumlarda çok istiyorsanız bedelini kendinizin ödemek zorunda olacağınızı bilmelisiniz. Gerçekten de husumetli olduğunuz kişinin yanına kalmamasını istediğiniz durum, maliyetini avukatınızın değil sizin karşılamayı göze alabildiğiniz durumdur. Aksi halde bu haksızlık sandığınız kadar size dokunmamıştır. Sizin kendi derdiniz için katlanmayacağınız maddi – manevi fedakârlığı avukatınızdan beklemeniz mantıklı olmayacaktır.

 

Ø      Borcunu ödemeyen borçlusuna söylenen müvekkil. “ Hapse attıracağım seni göreceksin. ” ( İstisnai durumlar hariç borç ödememenin hapis cezası yoktur. )