BURADASINIZ : İstanbul Avukat > Boşanma Davası Yargıtay Kararları > Boşanma Tenfiz Kararı 2

• BOŞANMA KARARININ TANINMASI VE TENFİZİ ( Yabancı Mahkemece Boşanma Kararı Verilirken Savunma Hakkının İhlal Edilmiş Olmasının Türk Kamu Düzenine Açık Aykırılık Oluşturduğu - Mümkün Olmadığı )


2675/m. 38/c-d

ÖZET : Tanınması istenen yabancı boşanma kararı verilirken; savunma hakkının ihlal edilmiş olması, Türk kamu düzenine açık aykırılık oluşturur. Savunma hakkı ihlal edilerek verilmiş bir yabancı boşanma kararının tanınması ve tenfizi 2675 Sayılı Yasanın 38/c maddesi uyarınca mümkün değildir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Tanınması istenen yabancı boşanma kararı verilirken; savunma hakkının ihlal edilmiş olması, Türk kamu düzenine açık aykırılık oluşturur. Savunma hakkı ihlal edilerek verilmiş bir yabancı boşanma kararının tanınması ve tenfizi 2675 Sayılı Yasanın 38/c maddesi uyarınca mümkün değildir.

2675 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanununun 38/d bendi; '...kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı şekilde gıyapta hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine Türk Mahkemesinde itiraz etmiş olmasını...' tenfize engel kabul etmiştir. Tanımada 38/d bendi uygulanmaz ise de; bu maddede sayılan hususlara uyulmamış olması, temel haklardan olan savunma hakkının ihlali sonucunu doğuracağından, 38/d. bendinde sayılan hususların ihlali, hükmün kamu düzenine açık aykırılığı sonucunu doğurur. Bu bakımdan gıyapta verilen hükümlerde davalının hüküm veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrıldığının belirlenmesi ve bunun da yabancı kararda gösterilmesi zorunludur...

Tanınması istenen Rotterdam ( Hollanda ) Bölge Mahkemesinin verdiği boşanma kararında '...davalı kadının duruşmalara katılmadığı, verilen yasal süre içinde mahkemeye savunma dilekçesi de ulaşmadığı...' belirtilmektedir. Hüküm, orada gıyapta verilmiştir. Kararın içeriğinden davalının, hükmü veren mahkemeye usulüne uygun biçimde çağrılıp çağrılmadığı, gıyapta hüküm verilmesinin o yer kanunlarına uygun olup olmadığı anlaşılamamaktadır. O halde, davalının, hükmü veren mahkemeye usulüne uygun biçimde çağrıldığını gösteren çağrı belgesinin aslı ile onaylı Türkçe tercümesinin davacıdan istenilip dosyaya alınması ve hâsıl olacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, açıklanan eksiklik giderilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
( YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2005 / 10735 K. 2005 / 13428 )