BURADASINIZ : İstanbul Avukat > Boşanma Davası Yargıtay Kararları > Boşanma Tenfiz Yargıtay Kararı

• BOŞANMA TANIMA VE TENFİZ ( Hâkim Kural Olarak Yabancı Mahkeme Kararının Doğruluğunu İnceleyemediği - Gerek Yabancı Kararda Uygulanmış Olan Usul Ve Gerekse Kararda Yer Alan Maddi Ve Hukuki Tespitler İncelemenin Konusu Dışında Olduğu )

• KAMU DÜZENİNE AYKIRILIK ( Açıkça Olmayan Hallerde Tenfize Karar Vermek Gereği )

• TÜRK HUKUKUNUN EMREDİCİ HÜKÜMLERİ ( Dikkate Alınmaması Veya Yanlış Uygulanmasının Tek Başına Mahkeme Kararının Tanınması Veya Tenfizini Engelleyici Bir Sebep Olarak Görülemeyeceği )

2675 / m.38 / a-c

Çocukların Velayetine İlişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi ile Çocukların Velayetinin Yeniden Tesisine İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.7,9/3

ÖZET: Tanıma veya tenfize bakan hâkim kural olarak yabancı mahkeme kararının doğruluğunu inceleyemez. Gerek yabancı kararda uygulanmış olan usul ve gerekse kararda yer alan maddi ve hukuki tespitler incelemenin konusu dışındadır.

Türk Hukukunun emredici hükümlerinin dikkate alınmaması veya yanlış uygulanması tek başına mahkeme kararının tanınması veya tenfizini engelleyici bir sebep olarak görülemez. Türk kamu düzeni, Türk Hukuk düzeninin temelini teşkil eden ve kendisinden vazgeçilemeyecek değerlerinin korunması için sadece kamu düzenine aykırılığı aşikâr olan olaylara münhasır olduğunun kabulü gerekir. Tenfizi istenen yabancı ilamda bu anlamda açıkça kamu düzenine aykırılık da yoktur. Mahkemece tenfize karar vermek gerekirken yazılı şekilde isteğin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

KARAR: Aracı kurum A Cumhuriyet Savcılığı Danimarka Sonderberg Şehir mahkemesinden verilen 29.1.2004 günlü küçük Kenneth ve Tobias ile Yannıck`in velayetlerinin davalı anneden alınarak, babaya verilmesine ait kararın, Çocukların Velayetine İlişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi ile Çocukların Velayetinin Yeniden Tesisine İlişkin Avrupa Sözleşmesine dayanarak tenfizine karar verilmesini istemiştir.

Çocukların velayetine ilişkin kararların tanınması ve tenfizi ile çocukların velayetinin yeniden tesisine ilişkin Avrupa Sözleşmesine ülkemiz 1.6.2000 tarihinde katılmıştır. Sözleşmenin 7. maddesi; akit devletlerden birinde verilmiş velayete ilişkin bir kararın, diğer bir akit devlette tanınacağını ve verildiği devlette kabili infaz olduğu takdirde tenfiz edileceğini 9 / 3 maddesi de; kararın hiçbir şekilde esastan inceleme konusu yapılamayacağını hükme bağlamıştır. Bu açıklama karşısında mahkemece işin esasının incelenmesi, delillerin yeniden değerlendirilmesine imkân bulunmamaktadır. ( 2675 SK.m.38/a ) Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Yasanın 38/c maddesinde kamu düzenine açıkça aykırılık halinde tenfiz isteminin reddedileceği öngörülmüştür.

Tanıma veya tenfize bakan hâkim kural olarak yabancı mahkeme kararının doğruluğunu inceleyemez. Gerek yabancı kararda uygulanmış olan usul ve gerekse kararda yer alan maddi ve hukuki tespitler incelemenin konusu dışındadır.

Türk Hukukunun emredici hükümlerinin dikkate alınmaması veya yanlış uygulanması tek başına mahkeme kararının tanınması veya tenfizini engelleyici bir sebep olarak görülemez. Türk kamu düzeni, Türk Hukuk düzeninin temelini teşkil eden ve kendisinden vazgeçilemeyecek değerlerinin korunması için sadece kamu düzenine aykırılığı aşikâr olan olaylara münhasır olduğunun kabulü gerekir. Tenfizi istenen yabancı ilamda bu anlamda açıkça kamu düzenine aykırılıkta yoktur.

Mahkemece tenfize karar vermek gerekirken yazılı şekilde isteğin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

( T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2004/10683        K. 2004/13120        T. 4.11.2004 )

Danışma – İletişim – Vekâlet - Ana sayfa - Harita - Avukatlar