BURADASINIZ : ANASAYFA > Ceza Davaları > Ne Suç Ne Değil



SORU CEVAP ŞEKLİNDE NE SUÇ NE DEĞİL
( YENİ CEZA KANUNU` NA GÖRE )


- Hakaret ve sövmenin cezası nedir?
Bir kimsenin yüzüne karşı onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek somut fiil ve olgular isnat eden veya yakıştırmalarda bulunan veya söven kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır (md. 125).
Bu ceza hem erteleme sınırı içindedir, hem de hapis yerine adli para cezası veya kamu yararına bir işte çalışma gibi bir tedbir de uygulanabilir.

- Kızdığı için küfreden de ceza alır mı?
Hakaret, haksız fiile tepki de olsa suç.
Ancak kanun bu durumda cezanın indirilmesine olanak tanıdığı gibi, hâkime ceza vermeme yetkisini de vermiştir (md. 129/1). Kasten yaralamaya tepki olarak hakerete ceza verilmez. (md. 129/2).
Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir (md. 129/3).

- Ölüye hakaret suç mudur?
Bu suça `kişinin hatırasına hakaret` adı verilir. Hakaret oluşturan sözlerin en az üç kişiye söylenmesi gerekmektedir (md. 130/1).

Şantaj nedir, cezası ne kadardır?
Bir kimsenin şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı tehdidiyle menfaat temini; failin hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından söz etmesi şantaj olarak tarif edilir. Örneğin, kişinin suç işlemiş birini, ihbar edeceğinden bahisle, kendisine bir menfaat teminine zorlaması halinde şantaj suçu oluşur. Yine, bir gazetecinin siyasi bir şahsiyeti kendisine belli bir miktar para verdiği takdirde hakkında öne sürülen yolsuzluk iddialarını haber konusu yapmayacağından bahisle, menfaat teminine zorlamasıyla şantaj suçu oluşur (md. 107).

- Haksız arama nedir?
Hukuken şartları gerçekleşmemesine rağmen bir kimsenin üstünün veya eşyasının aranması durumunda, aramayı yapan kamu görevlisi cezalandırılacaktır (md. 120).

- Dilekçe hakkını kullanmayı engelleyene ne olur?
Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi suçtur (md. 121).

- Ayrımcılık suçu nedir?
Kanunda yeni düzenlenen suç tiplerinden biri de `ayırımcılık suçu`dur. Kanunumuzun 122. maddesine göre, kişiler arasında dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yaparak,
a) bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, bir hizmetin icrasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını-alınmamasını yukarıda sayılan hallerden birine bağlayan,
b) besin maddelerini vermeyen, kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden,
c) kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Böylece örneğin kadınlara ev satmayan, kadınları cinsiyetleri dolayısıyla işe almayan veya Türk olmadığı için bir kimsenin pazarda çalışmasına müsaade etmeyen kimseler suç işlemiş olacaklardır.
-İnsan denek olur mu?
Tedavi amaçlı deneme şartları: Bilinen tıbbi yöntemler işe yaramıyor olacak, hasta onay verecek ve tedavi hastane ortamında uzman hekim tarafından uygulanacak

- İnsan üzerinde deneme ve deney yapmak suç mudur?
Kanunumuz özellikle ilaç denemeleri bakımından kötüye kullanmaları önlemek açısından yeni bir hüküm getirmiştir. Buna göre, insan üzerinde bilimsel bir deney ile tedavi amaçlı deneme yapılması kural olarak serbest olmakla beraber, bunun kanunda yazılı şartlara uygun olarak yapılması gerekmektedir.
Tedavi amaçlı denemeden kasıt, hasta olan bir insan üzerinde yapılan denemedir. Burada bilimsel amaçlı deney sonuçları, henüz bir kesinliğe varmasa da, hastalığın tedavisi konusunda ulaştığı bazı somut faydalarından yola çıkarak hasta bir insana uygulanmaktadır. Bunun suç oluşturmaması için, hastanın rızasının olması ve bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin sonuç vermeyeceğinin anlaşılması gerekir. Tedavinin de uzman hekimce bir hastane ortamında yapılması şarttır.

Menfaat teminiyle deney yasak
Deney terimi, bilimsel çalışmanın ilk aşamaları için kullanılır. İnsan üstünde deney koşulları:
Kişinin rızası olacak, menfaat temin edilmemiş olacak, önceden izin alınacak, deney insan dışı ortamda veya hayvanlar üzerinde yapılmış olacak, bilimsel veriler deneyin insana uygulanmasını gerekli kılacak, deney insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmayacak, insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntem yasak ve varılmak istenen amaç, kişiye yüklenen külfete daha ağır basacak....

- Hırsızlığın cezası nedir?
Hırsızlığın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir (md. 141). Ancak kamu kurumlarında, ibadete ayrılmış yerlerde, halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde hırsızlık suçu işlenmesi durumunda iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Aynı ceza âdet gereği açıkta bırakılmış eşya (otomobiller gibi), bir afetin zararlarını önlemek veya hafifletmek amacıyla hazırlanan eşya hakkında ve elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçunun işlenmesi halinde de verilecektir (md. 142/1).
Yankesicilik, kapkaç, taklit anahtar, bilişim sistemlerini kullanarak hırsızlık suçunun işlenmesi halinde fail üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına çarptırılacaktır (md. 142/2).
Yine hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde verilecek ceza artırılacaktır (md. 143).

- Çalınan malın değeri az olsa bile ceza gerekir mi?
Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, hâkime tamamen ceza vermekten vazgeçme hakkı da tanınmıştır.

- Ekmek çalan da ceza alır mı?
Kural olarak evet.
Ancak, kanunumuz bu konuda bir imkân tanımıştır. Buna göre, hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir (md. 147).

- Dedektiflik soyut olarak Türk Ceza Kanunu`nda bir suç olarak düzenlenmemiştir. Ancak dedektiflik faaliyeti içerisinde yapılabilecek bazı faaliyetlerin suç olacağı açıktır.
Örneğin, telefon dinleme, aleni olmayan konuşmaların dinlenmesi ve kaydedilmesi, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve hukuka aykırı olarak kişisel verilerin kaydedilmesi suçları dedektiflik faaliyeti çerçevesinde işlenebilecek suçlardandır. Hatta, kanunumuzun 133/3. maddesi kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suretiyle elde edilen bilgilerden yarar sağlanması veya bunların başkalarına verilmesi veya diğer kişilerin bilgi edinmelerinin temin edilmesini cezayı artıran bir sebep olarak düzenlemiştir.
Bu nedenle, özel bir mevzuat ile dedektiflik faaliyeti hukuka uygun kılınmadığı müddetçe, dedektifliğin bizzat kendisi değil, ancak yukarıdaki faaliyetleri suç oluşturacaktır.

- Israrlı telefonlar ve gürültü suç mu?
Sırf huzur ve sükûnunu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya başka bir hukuka aykırı davranışta bulunması halinde faile 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilecektir (md. 123).

- Haberleşme gizliliğini ihlal nedir?
Posta kutusundaki mektupların yırtılması, bir kişiye gönderilen mektupların ilgilisine verilmeyerek çöp kutusuna atılması, telefon hatlarının kesilmesi veya oluşturulan manyetik alanla telefon görüşmelerinin yapılamaz hale getirilmesi gibi fiiller bu suçu oluşturacaktır (md. 124).
Maddede ayrıca her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi de cezalandırılmaktadır. Böylece bir gazete veya derginin dağıtımının ya da bir radyo veya televizyon yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi durumunda bu suç oluşacaktır (md. 124/3).
- Telefon dinlemek suç mudur?
Evet. Telefon dinleme Ceza Muhakemesi Kanunu 135. madde gereğince ancak hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanık hakkında uygulanabilecek bir tedbirdir.
Bu madde dışında, kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğinin ihlali kanunumuz tarafından suç olarak belirlenmiştir. Haberleşme içeriğinin hukuka aykırı olarak ifşası durumunda ise faile verilecek ceza artırılacaktır. Aynı şekilde kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa eden kimseye de altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilecektir. Haberleşme içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayımlanması halinde ise ceza yarı oranında artırılacaktır (md. 132).

- Konuşma kaydetmek suç mudur?
Aleni konuşmaları kaydetmek suç değildir. Buna karşılık kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinlemek veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydetmek iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Kişi aleni olmayan söyleşinin tarafı da olabilir, yani söyleşiye katılan kimselerden biri de olabilir. Bu durumda da diğer konuşanların rızası olmadan söyleşiyi kayda almak suç oluşturmaktadır. Bu dinleme veya kayıtları kullanarak yarar sağlayan veya bunları başkalarına veren veya diğer kişilerin bilgi edinmelerini temin eden kişi de altı aydan iki yıla kadar hapis ve 1000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (md. 133).
Konuşmanın aleni olup olmadığını belirlemek bakımından, konuşmanın başkaları tarafından ancak özel gayret gösterilerek duyulabilecek olması aranır. Dolayısıyla kamuya açık bir yerde de iki kişi arasında yapılan özel konuşmalar aleni değildir.

- Özel hayatın gizliliği var mıdır, nedir?
Eski kanunumuzda bu konuda bir hüküm bulunmamakta ve sorun ancak tazminat hukuku (veya hakaret suçu) çerçevesinde ele alınmaktaydı. Yeni kanunumuz ise böyle bir suç tipi kabul etmiş bulunmaktadır.
Buna göre gizli yaşam alanına girerek veya başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayının saptanması ve kaydedilmesi cezalandırılmaktadır (md. 134/1).
Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin ifşa edilmesi durumunda, bu görüntü ve sesler hukuka uygun olarak da, hukuka aykırı olarak da elde edilmiş olsun, suç oluşturmaktadır (md. 134/2).

- Kişiler hakkında bilgi toplamak suç mudur?
Kişilerle ilgili bilgiler ancak mevzuat tarafından izin verilen hallerde kayıt altına alınabilir. Hukuka aykırı olarak kişisel verilerin kaydedilmesi halinde faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilecektir (md. 135/1).
Yine kanunlarda özellikle suçlulukla mücadele bağlamında, suç ve suçluların ortaya çıkarılmasını sağlamak amacıyla izin verilen hallerde, kişinin ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kayıt altına alınmasına izin verilebilir. Bu hallerin dışında kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kişisel veri olara kaydedilmesi suç oluşturmaktadır (md. 135/2).

- Din özgürlüğünü engellemenin cezası nedir?
Bir kimsenin dini, siyasi, sosyal, felsefi düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlamak ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan men etmek; toplu dini ibadet ve ayinleri engellemek 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak (md. 115).

- Dini değerleri aşağılamak suç mudur?
Kanunumuz halkın bir kesiminin benimsediği dini değerlerin aşağılanmasını suç olarak kabul etmiştir. Ancak failin cezalandırılabilmesi için aşağılamanın aleni yapılması ve fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması aranacaktır. Bu nedenle, aleni de olsa yapılan aşağılama fiili toplumdaki barışı bozmaya elverişli değilse suç oluşmayacaktır (md. 216).

- Misyonerlik suç mudur?
Hayır. Aksine dini düşünce ve kanaatleri yaymaktan men etmek suçtur (md. 115).

- Hasta olmadığı halde bir kimseye hatıra binaen hasta raporu veren doktor cezalandırılır mı?
Evet. Gerçekte hasta olmayan bir kimseye doktor raporu verilmesi durumunda gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi söz konusudur ve doktor üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belge kişiye haksız bir menfaat sağlıyor veya kamunun ya da kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıyorsa doktor resmi belgede sahtecilikten ötürü cezalandırılacaktır (md. 210).

- Başkasının banka veya kredi kartının kullanılması hırsızlık suçunu mu oluşturur?
Hayır. Kanunumuz bu konuya ilişkin açık bir düzenleme yapmıştır. Buna göre başkasına ait bir banka veya kredi kartını ele geçiren veya sahibinin rızası olmaksızın kullanarak bir yarar sağlayan kimse üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılır (md. 245/1). Banka veya kredi kartı sahte olarak oluşturularak kullanılmış ve bu suretle bir yarar sağlanmışsa faile verilecek ceza dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıdır (md. 245/2).

- İşinin olmayacağı veya zor olacağını ima ederek vatandaştan menfaat temin eden kamu görevlisinin eylemi hangi suçu oluşturur?
Memurun normalde yapması gereken işi için vatandaşı para vermeye zorlaması durumunda, rüşvet değil, irtikap adı verilen suç oluşur. Bu olaylarda vatandaş rüşvetten farklı olarak işini para ile gördürmek istememekte, iş yaptırabilmek için para vermek zorunda kalmaktadır. Buradaki zor bir cebir veya şiddet manasındaki zor değil, manevi bir zorlamadır.

-`Bıçak parası` suç mudur?
Bu takdirde kamu görevlisine beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir. Yargıtay`ın değişik yönde kararları olmakla beraber, bunun tipik örneği hastanelerde ameliyat için doktora verilen `bıçak parası`dır.
Burada hasta rüşvet vererek ameliyat olmayı istememekte, doktorun `aksi takdirde ameliyatını yapmam` veya `asistan doktor yapar` gibi manevi zorlamaları neticesinde parayı vermek zorunda kalmaktadır.

- Rüşvet suçunu memur olmayanlar da işleyebilir mi?
Rüşvet suçu esasen bir memur, kamu görevlisi suçudur. Kamu görevlisi olmayan kimseler bu suçu işleyemezler.
Ancak kanunumuz yerinde bir düzenlemeyle hukukumuzda ilk defa kooperatifler, halka açık anonim şirketler gibi bazı kurumlar için hukuki ilişki tesis etmeye yetkili kimselerin temin ettikleri menfaati de rüşvet kapsamına sokmuş bulunmaktadır. Böylece örneğin bir kooperatif yöneticisinin ya da anonim şirket yöneticisinin mal alımında haksız menfaat temin etmesi halinde, kendisi memur olmasa dahi rüşvet suçundan dolayı cezalandırılabilecektir (md. 252/4).

- Tefecilik faaliyeti suç mudur? Suçsa cezası nedir?
Tefecilik suçtur. Tefecilikten anlaşılması gereken, kazanç elde etmek maksadıyla başkasına ödünç para verilmesidir ve bu eylemi yapan kimseler iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (md. 241). Bu suç `senet kırdırma` denen usulle de işlenebilir. Örneğin, henüz vadesi gelmemiş bir bononun vadesinden önce başkasına verilerek karşılığında bono üzerinde yazılı meblağdan daha az bir paranın alınması durumunda tefecilik suçu oluşur. Bu madde ile kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi cezalandırılırken, ödünç para alan kişi cezalandırılmamaktadır.

- Borcumu ödeyemiyorum, hapse girer miyim?
Hayır. Hukuk sistemimizde, borcunu ödememekten dolayı hapis cezası yoktur. Ancak mal beyanında bulunmama durumunda hapis cezası öngörülmektedir. Kişi doğru mal beyanında bulunduğu takdirde kendisine ceza verilmez. Borçlu hakkında malvarlığı varsa ancak haciz işlemi uygulanabilir, ayrıca hapis cezası uygulanamaz. Anayasamızın 38. maddesine göre de, 'hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz'.

- Şapka Kanunu` na muhalefet
Kanunumuzun 222. maddesine göre Şapka İktisası Hakkında Kanun`a aykırı hareket edenlere iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.

- Uçak kaçırmanın cezası nedir?
Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (md. 223).

- Kara, deniz veya demiryolu ulaşım aracı kaçırana ne ceza verilir?
Kara aracını kaçırana bir yıldan üç yıla; deniz veya demiryolu ulaşım aracını kaçırana ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir (md. 223).

- Kanunlara uymamaya tahrik suç mu?
Evet. Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır (md. 217).

- Suçu, suçluyu övmek suç olur mu?
Olur. Kanunumuza göre işlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kimseyi öven, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenmiş olan bir suçun failini veya kanuna uymayan kişiliğini, sırf suç işlemesi sebebiyle övme de böylece bu kapsamda değerlendirilecektir. Ancak gerek bir suçun gerekse bir suçlunun övülmesi suçunun gerçekleşebilmesi için övme eyleminin alenen yapılması gerekir. Yani belirsiz sayıda kişinin duyabileceği şekilde olması gerekmektedir.

- Bir örgüt kurarak suç işleyenler nasıl cezalandırılır?
Kanunumuz, suç sayılan eylemleri işlemek amacıyla örgüt kurmayı veya örgüte üye olmayı, hiç suç işlenmese dahi cezalandırmaktadır. Ancak örgüt kurulduktan sonra örgüt üyeleri ayrıca bir de suç işleyecek olursa, bu suçlardan dolayı da ayrıca ceza verilecektir. Örgüt yöneticileri ise, bizzat kendileri işlemeseler dahi, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı da ayrıca ceza alacaklardır (md. 220). Ayrıca bazı suçların örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi cezayı artıran bir neden olarak öngörülmüştür. Örneğin, organ veya doku ticareti suçu örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse, suçun cezası artırılır. Böylece bir örgütün bu suçu işlemesi durumunda, suçu işleyen örgüt üyeleri ağır organ ticareti suçundan ceza alacaklar, ayrıca örgüt üyeliğinden dolayı da ceza alacaklardır. Örgüt yöneticisi de, hem örgüt yöneticisi olmaktan, hem de ağır organ ticareti suçundan ceza alacaktır (md. 91).

- Örgütü dağıtan, örgütten ayrılana da ceza verilir mi?
Yeni Ceza Kanunu bu bakımdan örgüt üye ve yöneticilerine büyük imkânlar sağlamaktadır (md. 221). Buna göre, örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve suç işlenmeden önce örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında ceza verilmez.
Örgüt üyesi de, herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirirse kendisine ceza verilmeyecektir. Buna karşılık gönüllü olarak ayrılmayıp da, henüz bir suç işlenmeden yakalanan örgüt üyesi, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi verirse, hakkında cezaya hükmolunmayacaktır.

- Teşhircilik suç mudur?
Kanunumuz herkesin önünde cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişiyi altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırmaktadır (md. 225). Kanunumuzda teşhirciliğin ne olduğu açıklanmamaktadır. Ancak öncelikle cinsel organların gösterilmesi teşhircilik olacaktır. Buna karşılık, dekolte kıyafetlerin bu suç kapsamında değerlendirilmeyeceği de açıktır.

- Müstehcen yayınlar, filmler suç teşkil eder mi?
Kanunumuzun 226. maddesinde `müstehcenlik` suçu düzenlenir.
Bu hüküm, halk arasındaki anlamıyla müstehcenliği cezalandırmamakta, 18 yaşından küçüklere müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin verilmesi, içeriğinin gösterilmesi, okunması, dinletilmesi; bunların içeriklerinin çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösterilmesi; bu ürünlerin içeriğine vâkıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz edilmesini; bunları bunlara mahsus alışveriş yerleri dışında satanları cezalandırmaktadır. Bu itibarla, bu tür ürünleri bunlara mahsus yerlerde satılabilecektir. Bu eylem, suç oluşturmamaktadır.
Müstehcen görüntü, yazı veya sözlerin yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlarda yayımlanması ise suç olup, bu eylem karşılığında altı aydan üç yıla hapis cezası öngörülmüştür.
Maddede ayrıca çocuk seks-porno görüntü, film ve seslerinin çekilmesi beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmakta; çocukların kullanıldığı bu tür ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan ve satanların da iki yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezasına çarptırılacağı açıklanmaktadır. Şiddet içerikli; hayvanlarla ve ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin film, görüntü ve seslerin üretimi, satımı da suçtur.

- Parayla ya da genelevde cinsel ilişki kurulması suç mudur?
Hukukumuzun yasakladığı husus, para karşılığı cinsel ilişkinin bu işler için ayrılmış yerler dışında ve kontrol dışı yapılması ile kişilerin para karşılığı cinsel ilişkiye, yani fuhşa teşvik edilmesi, bunun için tedarik edilmesi vb. fiillerdir.
Kanunumuz çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişinin dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmasını öngörür. Aynı eylemlerin bir yetişkin hakkında gerçekleştirilmesi halinde ise faile iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası verilecektir
Fuhşa sürüklenenin kazancından yararlanılarak geçim sağlanması, fuhşa teşviktir. Bir kimse üzerinde cebir veya tehdit kullanarak, hile ile, çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi hakkında ise cezaların iki katına kadar artırılacağı öngörülmektedir (md. 227/4).

- Kumar suç mudur?
Öncelikle kumarın ne olduğunu belirlemek gerekir. Kanunumuz kumarı tanımlamaktadır:
'Ceza Kanunu`nun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kâr ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır'. Buna karşılık kumar oynamak suç değildir. Fakat kanunumuz, kumar oynayanları cezalandırmamakla beraber, kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kimsenin bir yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasını öngörmüştür (md. 228).

- Bir faaliyetin yasaklanarak, faaliyetin yapıldığı yerin mühürlenmesi durumunda mühür bozulmaksınız da faaliyete devam edilmesi halinde mühür bozma suçu oluşur mu?
Örneğin bir işyerinde yapılan faaliyete devam edilmemesi için işyeri mühürlenmekte, ancak işyeri sahipleri mühür bozma suç oluşturduğundan, mühre dokunmaksızın mesela işyerine ek bir kapı açarak faaliyete devam edebilmektedirler. Bunu önlemek için yeni kanunumuz durumun değiştirilmemesi hususundaki emre aykırı faaliyetlerin sürdürülmesini de yaptırıma bağlamıştır.
Böylece sadece mührün kaldırılması değil, mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesi de cezalandırılmaktadır (md. 203).

- Kamu görevlilerine yalan beyanda bulunmak suç mudur? Suçsa cezası nedir?
Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır (md. 206).
Ne var ki, her türlü yalan beyan bu suçu oluşturmaz. Bir memura karşı yapılan beyanın doğruluğu düzenlenen resmi belgeyle ispat edilecekse, yalan beyan suçtur.
Ancak beyanı alan memur, beyanın doğruluğunu araştırıp, buna kanaat getirdikten sonra resmi belgeyi düzenlemek ise, yani resmi belge sadece kişinin beyanı üzerine değil de, memurca yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddedeki suç oluşmaz.
Örneğin, gümrük muayene memuruna, belirli bir malı ithal veya ihraç edeceği yolunda yalan beyanda bulunan kişi, bu maddedeki suçu işlemiş olmaz; zira beyanı alan gümrük muayene memuru sırf bu beyanla yetinmeyip, beyanın doğruluğunu incelemekle yükümlüdür.

- Belli bir amaç için kullanılmak üzere bir kimseye verilen imzalı boş kâğıdın başka amaçla doldurulması suç olur mu?
Olur. Kanunumuza göre, belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kâğıdı, verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (md. 209). Örneğin, acil hallerde izin dilekçesi olarak kullanmak üzere mesai arkadaşına altını imzalayarak verdiği boş bir kâğıdın, bu kimse tarafından, `ben falancaya şu kadar lira borçluyum` şeklinde doldurulması durumunda bu suç oluşacaktır.

-İmam nikâhlı evlilikler suç mudur?
Esasen hayır. Ancak bunun için öncelikle resmi nikâhın yapılması gerekmektedir. Resmi nikâh olmaksızın imam nikâhı yaptıranlar ile resmi nikâh olmamasına rağmen imam nikâhı kıyan kimseler iki aydan altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (md. 230).

- Hastanelerde çocukları değiştirenler hangi suçu işlemiş olur?
Hastanelerde çocukları bilerek ve isteyerek değiştirenler `çocuğun soy bağını değiştirme` suçunu işlemiş olurlar (Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası).
Buna karşılık, gerekli özeni göstermeyerek çocukların karışmasına neden olan kişi ise bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (md. 231).

- Kaynananın geline sürekli kötü muamelesi de suç mu?
Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunmak eziyet suçunu oluşturacak ve fail sekiz yıla kadar hapis cezasına çarptırılır (md. 96).

- Öğretmen, usta, anne baba, çocuğunu terbiye amacıyla dövebilir mi?
Kanunumuzun 232. maddesinin ikinci fıkrasında, 'İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir' denmektedir. Bu maddede kullanılan `sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisi` ifadesi dolayısıyla öğretmen, usta ve annebabaya bir disiplin yetkisinin verildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu disiplin yetkisinin kapsamının ne olduğu açıklanmamaktadır.
Ancak bugün ne annebabanın, ne öğretmenin, ne de ustanın çocuğunu, öğrencisini veya çırağını dövme yetkisinin bulunmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle, dövme eylemi yaralama suçunu oluşturur. Hatta annebaba ve öğretmen bakımından cezanın artırılması da söz konusu olabilir (md. 86/2). Dövme dışındaki, odadan çıkarmama, tahtada bekletme gibi davranışlar ise sınır aşılmamak kaydıyla disiplin yetkisi içinde kabul edilip cezalandırılmazlar.

- Yurt müdürleri, okul müdürleri, bekâret kontrolü yaptırabilecekler mi?
Hayır. Kanunumuz, bu konuya yönelik kamuoyundaki şikâyetleri göz önünde bulundurarak, ancak hâkim veya savcı kararıyla genital muayene yapılmasına olanak tanımıştır (md. 287).

Hamile eşi terk eden hapse
- Bir erkeğin kendisinden hamile kalan kadını terk etmesi suç mudur?
Kanunumuz bu konuya ilişkin yeni bir hüküm koymuş bulunmaktadır.
Buna göre hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir (md. 233/2).

- Bakıma muhtaç anne-babayı terk etmek suç mudur?
Yaşlı veya hasta olması dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan bir kimseyi terk eden kişi üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (md. 97).

- Velayet yetkisi kendisinden alınmış bulunan çocuğunu kaçıran anne veya baba cezalandırılabilir mi?
Evet, velayeti alınmış çocuğu kaçırmak suçtur. Yeni Türk Ceza Kanunu`na göre velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, 16 yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Cebir veya tehdit kullanılırsa ya da çocuk henüz 12 yaşını bitirmemiş ise ceza bir katı oranında artırılır (md. 234).

- `Hacker`lik suç mudur?
Kanunumuz bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimsenin; bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişinin; bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişinin cezalandırılacağını öngörmektedir (md. 243, 244).
Yetkiyi aşan polis ceza alır

- Göstericilere karşı yetkisinin sınırlarını aşan polisler suç işlemiş midir?
Evet. Yasadışı gösteri ve toplantıları dağıtma konusunda polise yetki verilmiştir. Ancak bu yetkinin sınırları içinde kullanılması gerekmektedir. Zaten dağılmakta olan bir topluluğa karşı şiddet kullanılması, yere düşmüş göstericilerin tekme tokat dövülmesi veya gereğinden fazla biber gazı kullanılması gibi olaylarda polis zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması dolayısıyla kasten yaralama suçundan dolayı cezalandırılacaktır (md. 256).

- Başkasının suçunu üstlenmek suç olur mu?
Olur. Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Ancak bu suç annebaba, evlat, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenirse, hâkim verilecek cezayı indirebileceği gibi, hiç ceza da vermeyebilir (md. 270).

- Önümde bir suç işlendi, bunu ihbar etmekle yükümlü müyüm?
Kural olarak kişilerin suçları ihbar yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak, bunun istisnaları da vardır. İlkin suç, `işlenmekte olan bir suç` ise, yetkili makamlara bildirmemek suç oluşturmaktadır.
Örneğin, bir kimsenin kaçırılarak belli bir yerde tutulduğunun bilinmesine rağmen, durumdan yetkili makamların haberdar edilmemesi; komşusunun kaçak elektrik kullandığını bilmesine rağmen ihbar edilmemesi bu suçu oluşturacaktır. Aynı şekilde, işlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün olan suçları da ihbar yükümlülüğü bulunmaktadır. Örneğin, bir hırsızlık sonucunda elde edilmiş malların bir depoda saklandığının bilinmesine rağmen, durumdan yetkili makamların haberdar edilmemesi halinde bu suç oluşacaktır (md. 278).
İkinci olarak, memurların görevleri dolayısıyla öğrendikleri suçları da ihbar yükümlülüğü vardır (md. 279). Örneğin, önüne gelen diplomanın sahte olduğu gören okul müdürü, bu suçu ihbarla yükümlüdür. Bu kapsamda ayrıca sağlık mesleği mensuplarının da, görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmaları halinde, durumu yetkili makamlara bildirme yükümlülüğü vardır (md. 280).

- Başkasının yerine cezaevine veya tutukevine girmek suç mudur?
Evet. Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir (md. 291).

- Kamu görevlilerinin işçiler gibi görevlerini terk etmeleri ya da yavaşlatmaları suç mudur?
Kamu görevlilerinin hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde görevlerini terk etmeleri, görevlerine gelmemeleri, geçici de olsa görevlerini yapmamaları veya yavaşlatmaları suçtur.
Ancak bunun için bu eylemleri gerçekleştiren kamu görevlisi sayısının üçten fazla olması gerekir. Kanunumuz eski kanunda bulunmayan yeni bir düzenleme yapmış bulunmaktadır.
Buna göre, kamu görevlilerinin mesleki ve sosyal hakları ile ilgili olarak, hizmeti aksatmayacak biçimde, geçici ve kısa süreli iş bırakmaları veya yavaşlatmaları halinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir (md. 260).

- Gecekondularını yıktırmamak için polise direnenler hangi suçu işlemektedirler?
Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi `görevi yaptırmamak için direnme` suçunu işlemiş olur ve altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (md. 265).

- Haciz için gelen avukata direnenler hangi suçu işler?
Bu durumda da `görevi yaptırmamak için direnme` suçu işlenmiş olur. Ancak avukatlar yargı görevi yaptıklarından bu durumda faile verilecek ceza iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır (md. 265/2).

- Bir kimsenin bir suç işlediğini söylemek iftira mıdır?
Hem hayır, hem evet.
Bir kimsenin bir suç işlediğini söylemek iftira suçunu oluşturabilir. Ancak eylemin suç oluşturabilmesi için, bunun yetkili makamlara yönelik olarak söylenmesi gerekir.
Ayrıca kişinin işlemediğini bildiği halde böyle bir ihbar veya şikâyette bulunması şarttır. Aksi takdirde, her suç ihbarında, şüpheli beraat ettiği takdirde ihbarda bulunanı iftira suçundan dolayı cezalandırmak gerekirdi.
Bu nedenle, kişi belirli somut şüphelere dayanarak bir kimsenin suç işlediği şüphesinden bahsederek yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunursa bu suçu işlemiş olmaz.

- İftira suçu bakımından basınla ilgili yapılan düzenlemeler nedir?
Basında belirli bir suç ile ilgili olarak yapılan yayınlar kovuşturma ile yetkili organlar tarafından ihbar kabul edilerek, ilgili kimseler hakkında soruşturma başlatılmaktadır. Bu itibarla, bu yayınlar da yetkili makamlara yönelik ihbar niteliğinde kabul edilmektedir.
Dolayısıyla basın organlarında bir kimsenin o suçu işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için suç isnadında bulunulması da iftira suçunu oluşturacaktır.
Bu hüküm, basın-yayın organlarında çıkan her türlü haber dolayısıyla yargılanıp da beraat eden kimseler bakımında iftira suçu oluşturmasını gerektirmeyecektir. Ne var ki söz konusu düzenleme basın-yayın organlarının kişilere suç isnadında bulunurken daha dikkatli davranmalarını sağlayacaktır. Ayrıca kaldı ki bu suçun oluşması için `kişinin suçu işlemediğini bilme` şartı aranmaktadır.
Dolayısıyla basın organlarının belirli şüpheler çerçevesinde hareket ettiği hallerde, suç oluşmayacaktır.

- Dilencilik suç mudur?
Hayır. Dilencilik ceza kanunumuz kapsamında bir suç değildir. Fakat çocukların, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimselerin dilencilikte araç olarak kullanılması suçtur. Dolayısıyla bu tip durumlarda, dilenci değil, onu kullanan kimse cezalandırılacaktır (md. 229).

- Fuhuş yaptıran otel sahiplerinin cezası nedir?
Kanunumuz, bir kimseye fuhuş için yer temin eden kişinin iki yıldan dört yıla kadar hapis ve 3 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmasını öngörmektedir (md. 227).

- Yakınlarına fuhuş yaptıranlara daha ağır ceza mı veriliyor?
Çocuğunu, eşini, kardeşini, evlatlığını, öğrencisini, çocuk esirgeme kurumu gibi yerlerde koruma altında olanları fuhuşa teşvik edene verilecek ceza artırılacak (md. 227/5).

-18 yaşını doldurmuş kimselerin evli olmadıkları halde cinsel ilişkide bulunmaları suç mudur?
Hayır. Bu eylem eski kanunumuza göre dahi suç oluşturmamaktaydı. Eskiden mevcut olan `zina` suçu, evli kimselerin eşi dışındakilerle cinsel ilişkisini cezalandırmaktaydı. Buna karşılık, halk dilinde zina olarak bilinen, evli olmayan kimselerin cinsel ilişkisi eski kanunumuza göre de, bu kimselerin 18 yaşını doldurmuş olmaları ve rızaları ile cinsel ilişki kurmaları şartıyla suç oluşturmamaktaydı.

Zorla ilişki suç
Yeni kanunumuz, ister evli ister bekâr olsun, 18 yaşını doldurmuş kimselerin aralarında nikâh olmasa da cinsel ilişkilerinin suç olmadığını kabul eder. Ancak bunun için elbette bu kimselerin rızasının bulunması gerekir. Zorla yapılan cinsel ilişkiler suçtur. Rıza bulunduğu ve taraflardan birisi 18 yaşından küçük olmadığı ve para karşılığı yapılan bir cinsel ilişki bulunmadığı müddetçe, kişiler arasındaki cinsel ilişki özel hayatlarını ilgilendirir ve başkalarının ya da polisin müdahalesini haklı kılmaz.
Sonuç olarak bekâr veya evli bir kimsenin aralarında nikâh olmayan bir başka reşit olan kimseyle veya hemcinsiyle rızaya dayalı cinsel ilişkiye girmesi suç oluşturmamaktadır.

- Türk bayrağından elbise giymek suç mudur?
Değil. Türk Ceza Kanunu, Türk bayrağını yırtmayı, yakmayı veya başka bir şekilde alenen aşağılamayı cezalandırmaktadır.
Dolayısıyla bayraktan yapılan elbiseyi giymek suç oluşturmaz (md. 300/1). Kanunumuz ayrıca İstiklal Marşı`nın da alenen aşağılanmasını cezalandırmaktadır (md. 300/2).

- Yabancı devlet bayrağına karşı hakaret suç oluşturur mu?
Kural olarak evet. Ancak bunun resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağı olması gerekmektedir. Bu takdirde faile yabancı devletin şikâyeti şartıyla üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir (md. 341). Ayrıca bu devlette de Türk bayrağına hakaretin cezalandırılabilir olması aranmaktadır (md. 343).
- Cumhurbaşkanına hakaret suçunun özellikleri nelerdir?
Cumhurbaşkanına suikastın cezası nedir?

Kanunumuz cumhurbaşkanına hakaret suçunu, hakaret suçu içinde değil, devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar kısmında düzenlemiştir.
Böylece normal bir vatandaşa hakaretin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası iken, cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması adalet bakanının iznine bağlı kılınmıştır. Böylece her türlü yerli yersiz iddianın kamuoyu önünde tartışılması önlenmek istenmiştir (md. 299/1).
Cumhurbaşkanına suikastta bulunmanın cezası ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Bu eyleme teşebbüs edilmesi halinde de, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur (md. 310).
 

 


Ceza davaları, ceza avukatı