BURADASINIZ : İstanbul Avukat > Boşanma Davaları > Nafaka

Nafaka

Boşanma davası neticesinde çocukların velayetini alan tarafa nafaka verilebilir. Bu nafakanın adı iştirak nafakasıdır. Nafakanın sahibi aslında küçük çocuklardır ve bunların yararına velayeti alan tarafa verilir. Nafaka bağlanırken tarafların gelir durumuna da bakılır. İştirak nafakasının bağlanıp bağlanmamasında hakim tarafların talep ve beyanı ile bağlı değildir. Çünkü küçüğün menfaati kamuyu ilgilendirir.

Davanın açılması tarşihinden itibaren de nafaka bağlanması talep edilebilir. Bu da iştirak nafakası olmakla birlikte tedbir nafakası adını alır ve boşanma ile nafaka kararı kesinleştikten sonra iştirak nafakasına dönceğine karar verilir. Yani tedbir nafakası ilk celsede dahi (  genelde ekonomik durum araştırması tamamlanmışsa ) bağlanabilecektir. Tedbir nafakası, kararın kesinleşmesi ile sona erer. Davada erken nafaka bağlanması bir ölçüğde avukatın elindedir. ALınacak tedbirlere nafaka avukat tarafından daha erken bağlattırılabilir.

Boşanma ile yoksul duruma düşeceğini ispatlayan tarafa yoksulluk nafakası da bağlanabilir. Ancak kusursuz ya da diğer eşe göre daha az kusurlu olan tarafa hükmedilir. Yoksulluk nafakası Madde 175 - Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Maddeye göre kusurlar eşit olsa veya iki taraf da kusursuz olsa bile yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Yeter ki nafakayı alacak olan daha fazla kusurlu olmasın.

Yargıtay, nafaka isteyenin asgari ücret alıyor olmasının nafaka bağlanmasına engel olmadığı görüşündedir.

Lehine nafaka hükmedilen eş, ileride ekonomik şartlarının değiştiğini, ödenen nafakanın içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle geçimini sağlamaya, ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini ileri sürerek nafakanın artırılması davası açabilir. Hakim yine tarafların, boşanma anındaki şartları ile artırım davası açıldığı andaki şartlarını değerlendirerek karar verir.

Nafaka yükümlüsü eş de ekonomik şartlarının değiştiğini, ödediği miktarın geçimini ve ihtiyaçlarını zora soktuğunu, bununla birlikte karşı tarafın ekonomik şartlarında iyileşme olduğunu ileri sürerek nafakanın kaldırılmasını ya da miktarın indirilmesini talep edebilir. Hakim yine tarafların, boşanma anındaki şartları ile artırım davası açıldığı andaki şartlarını değerlendirerek karar verir.

Nafakanın otomatik olarak arttırılması talebi varsa hakim bu yönde de karar verebilr. Örneğin her yılın şu ayındaki İstanbul Ticaret Odası` nın TÜFE endeksi oranında kendiliğinden artar şeklinde karar verilebilir.

İştirak nafakası, velayetin taraf değiştirmesi halinde, velayet hakkının sona ermesi halinde sona erer.

Yoksulluk nafakası ise, nafakanın kaldırılması davası neticesinde hakimin kararı ile, lehine nafaka hükmedilen tarafın evlenmesi ya da evliymiş gibi yaşaması halinde, tarafların yeniden evlenmesi halinde ve taraflardan birinin ölümü ile sona erer.

Tedbir nafakası, boşanma davasında hükmedilmişse hakimin boşanmaya karar vermesi halinde kararın kesinleşmesi ile; boşanmaya karar verilmemesi halinde ise hakimin belirleyeceği süreye kadar, belirlenmezse red kararının kesinleşmesi ile sona erer.

Avukat Armağan DİNLENÇ



Nafaka, nafaka davası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası,tedbir nafakası,nafaka avukat